human choroinic gonadotropin
4
Eyl

Troya Savaşı Efsanesi

   Posted by:    in Dünya Tarihi

<br />

Zaman: IO 13. YY

Zeus bize ünü sonsuza kadar sürecekse de gelmesi çok uzun süren ve yerine getirilmesi çok uzun sürecek olan bu alameti gönderdi. Yılan sekiz yavruyu ve onları yumurtlayan serçeyi yedi ki bu dokuz eder ve biz de Troya’da dokuz yıl savaşacağız ama onuncu yılda kenti alacağız. OMEROS, İÖ YAKLAŞIK 750.

Troya Savaşı Efsanesi üç güzel kadın arasındaki rekabet hikayesiyle başlar: Zeus’un karısı Hera ve kızları Aphrodite ve Athena. Aralarındaki kıskançlık ölümlü Kral Peleus ile yeni karısı deniz perisi Thetis’in düğünlerinde başlamıştı. Uyumsuzluk tanrıçası Eris kutlamaya altın bir elma getirmiş ve bunun oradaki “en güzel kadına” bir armağan olduğunu söylemişti.

Hera, Aphrodite ve Athena elmanın ve unvanın kendilerine ait olduğunu iddia ettiler. Eris hiç de masumane olmayan bir öneride bulundu: Ailesindeki kadınlardan hangisinin elmayı hak ettiğine Zeus karar verecekti. Zeus akıllılık edip bu görevi Troya kralı Priamos’un oğlu Paris’e aktardı.

Hera kendisini seçtiği takdirde Paris’e akıllara hayallere sığmayacak derecede büyük bir güç vermeyi vaat etti. Athena savaş alanında inanılmaz başarılı olacak tarihi bir zafer vereceğini söyledi. Aphrodite ise, yeryüzünün en güzel kadınının aşkını vaat etti. Paris, siyasal gücü ve askeri zaferi bir yana itip altın elmayı, kendisine o en güzel kadını vaat eden Aphrodite’e verdi.

Bu karar yüzyıllar ötesine, “Paris’in Kararı” olarak ölümsüzleşerek gelmiştir.Flâman ressam Peter Paul Rubens’in bu 17. yüzyıl tablosunda Priamos’un oğlu Paris, altın elmayı Peleus’un düğünündeki güzellik yarışmasında Aphrodite’ye veriyor.

DENİZE BİN GEMİ İNDİREN YÜZ
dönemde dünyanın en güzel kadını, Zeus ile Leda’nın kızları Helena’ydı. Ancak ne yazık ki, Helena, Sparta kralı Menelaos ile evliydi. Daha da kötüsü, bu evliliğin Helena’nın diğer talipleri arasında büyük kavgalara neden olacağından korkan ölümlü üvey babası Tyndareos, bütün öteki Yunanlı hükümdar ve savaşçılardan Helena’nın Menelaos ile evliliğini koruyacakları sözünü almıştı.

Troya’ya dönen Paris, kendisinin Sparta’ya, Troya elçisi olarak atanmasını sağladı. Sparta’ya vardığında Aphrodite gücünü kullanarak Helena’yı Paris’e âşık etti. İki sevgili Menelaos’un servetinin büyük bir kısmıyla Troya’ya kaçtılar. Böylece Sparta kralının karısını ve servetini geri almak üzere Troya’ya karşı “bin gemi” gönderen Yunanlılar’ın açtığı on yıl sürecek olan savaş başlamış oldu.

TROYA SAVAŞI: EFSANE Mİ, TARİH Mİ, HER İKİSİ Mİ?
omeros’un İlyada’sında yer alan Troya Savaşı hikâyesi İÖ 750 yılından kalmıştır. Ardından gelen Yunan tarihçileri, özellikle Herodotos ve Thucydides, Homeros’un hikâyesini kabul etmişler ve Troya’nın İlyada’dâ anlatıldığı gibi Hellespont (şimdi Çanakkale Boğazı) yakınlarında bir kent olduğuna ve Mykenaİ (Argos) kralı Agamemnon liderliğinde birleşen Yunanlılar’la yapılan Troya Savaşı’nın gerçek olduğuna inanmışlardır.

Çağdaş yazarlar ve bilginler daha kuşkulu davranmaktadırlar. Ne de olsa, Homeros’un hikâyesini ya da Troya’nın varlığını doğrulayacak tarihi kayıtlar yoktur. Ancak İlyada’daki birleşik bir Yunan gücünün -belki de köle ve doğal kaynak elde etmek üzere-Batı Asya’ya uzun bir sefer düzenlemiş olması (Herodotos’a göre İÖ 1250 sularında) mümkündür.

Tags: , ,

This entry was posted on Salı, Eylül 4th, 2007 at 11:29 am and is filed under Dünya Tarihi. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a reply

You must be logged in to post a comment.