Makedonya Kralı Philip | Eski Dünya

Kategori | Dünya Tarihi

Makedonya Kralı Philip

Eklenme Tarihi : 04 September 2007

MÖ 4. Yüzyıl ve Makedonya Kralı Philip’in ölümü

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileri derecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş olmasına rağmen, Korintliler, Atinalılar ve Spartalılar gibi güneydeki daha kültürlü komşuları kendisini ve arkadaşlarını hep vahşi, dağda yaşayan barbarlar olarak gördü. Kişisel geçmişi ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesine yetmiyordu. Öncelikle ordusunu savaş alanına kendi götüren askeri bir liderdi.

Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötü darbelerden biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle de baldırından yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgün iyileşmeyip sürekli irin akıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötü bir koku geliyordu. Ayrıca dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmek için anne katili olarak affedilmez bir suç işlemişti.

Özel yaÅŸamı da aynı derecede skandallerle doluydu. İlk karısı Dionysius rahibesi, yani bugünkü söylemle tapınak fahiÅŸesiydi. O zamanlar böyle bir iÅŸ çok kabul görüyordu ve o da küçük bir kralın kızı olduÄŸunu iddia ediyordu. Gerçek skandal ise halkın önünde kavga etmeleriydi. Philip’e bir oÄŸul doÄŸurdu, efsanevi İskender’i ve sonra İskender’in babasının Philip olmadığını, tanrı Zeus’un bir yılan kılığına girerek odasına girdiÄŸini ve çocuÄŸun Zeus’dan olduÄŸunu her yerde konuÅŸmaya baÅŸladı.

Günümüzün politika ve seks skandalleri Pella’nın baÅŸkentinde kraliyet sarayında dönen olaylar karşısında hiç kalır. Karısı, Philip’i resmen boynuzladığını açıklıyordu. Kadının yılanlarla dolaÅŸtığı bilinmekteydi. Kral da, kendisiyle yatmak isteyen herkesle, erkek-kadın ayırt etmeden yatma arzusuyla tanınıyordu.

İskender’le olan iliÅŸkisi sevgi-nefret iliÅŸkisi olarak tanımlanabilir. Bir yandan aralarında gerçekten sevgi dolu anlar geçiyordu. Philip, zamanın en ünlü hocası Aristoteles’i İskender’e ders vermesi için getirtmiÅŸ ve burnu havada Yunanlıların çocuÄŸa saygı göstermeleri için yanıp tutuÅŸmuÅŸtur. İskender de katıldığı ilk büyük savaÅŸta babasının etrafı düşman askerleriyle çevrildiÄŸinde onu kurtarmak için ileri atılmıştır. İskender, kelimenin gerçek anlamıyla kendisini babasıyla düşman mızrakları arasına atmıştı.

DiÄŸer bir yandan da aralarında bir nefret vardı. Özellikle çocuk erkek olma yaşına geldiÄŸinde. ÇocuÄŸun annesi ve babası arasındaki kırgınlık yıllarca sürmüştü. Philip, İskender yaÅŸlarında bir kızla ikinci evliliÄŸini yaptığı sırada iÅŸler iyice kızıştı. Düğün şöleninde Philip’in sarhoÅŸ arkadaÅŸlarından biri yeni evliliÄŸin ve tahta yasal bir varis olasılığının ÅŸerefine kadehini kaldırdı. Sonuç olarak da baba-oÄŸul yumruklaÅŸmaya baÅŸladılar ve aynı gece İskender ve annesi ÅŸehirden kaçtı. Bu çok akıllıca bir hareketti, çünkü Philip sarhoÅŸ öfkesiyle ikisini de öldürtebilirdi. Bir süre baba ve ana-oÄŸul arasında savaÅŸ sürdü. Sonunda bir barış anlaÅŸması yapıldı ve ana-oÄŸul geri döndü.

Bu arada Philip’in tüm Yunan dünyasını dize getirme rüyası gerçekleÅŸmeye baÅŸlıyordu. İÖ 338′de geçen tarihi Chaeronea Savaşı’nda Philip, güçlerini birleÅŸtirerek kendisinden iki katı büyüklükte bir ordu oluÅŸturan Atina-Theb güçlerini yendi. Bir sonraki yılda Korint’te Korint AnlaÅŸması yapıldı. Bu müttefik anlaÅŸmasına göre bütün Yunanistan Philip’in himayesinde olacaktı. Her ne kadar sosyal açıdan eÅŸit görülmese de, ordusunun gücü sayesinde Yunanlıların en büyük savaşçısı olarak saygı görmesine ve Pers İmparatorluÄŸu’na karşı Asya’ya doÄŸru harekete geçme hazırlıklarına baÅŸlamasına neden oldu.

Ama İskender durumu bozan tek unsurdu. Makedonya Kralı tarafından elçi olarak gönderildiÄŸi Yunanistan’da törenlerle zaferler kazanmış bir kahraman gibi karşılanmıştı. Babayla oÄŸul arasındaki fark çok açıktı. İskender, ne pis kokulu yaralan olan sinirli bir savaşçı, ne de alkolden ve aşırı seksten yorulmuÅŸ yaÅŸlı bir adamdı. Birçok kiÅŸi genç İskender’i dünyada vücut bulmuÅŸ bir tanrı gibi akıllı, esprili, iyi huylu, fiziki açıdan güçlü, çok yakışıklı, mükemmel bir Yunanlı olarak gördü.

İskender’in baÅŸarılı Yunanistan gezisi Philip’in kulağına geldi ve daha fazla huzursuzluk yarattı. Orduları yöneten, savaÅŸları kazanan yaÅŸlı kraldı. Ama bütün şöhreti bu genç adam topluyordu. Dahası, bir zamanlar karısı Olympias’ın aÄŸzından dökülen rahatsız edici söylentiler ortada dolaÅŸmaya devam ediyordu; İskender’in damarlarında Philip’in deÄŸil, bir tanrının kanı dolaşıyordu.

Pers İmparatorluÄŸu’na yapılacak sefer hazırlıkları sırasında Pella’da dini bir festival ve oyunlar düzenlendi. Philip kral olduÄŸundan aynı zamanda baÅŸ rahipti. Törenleri baÅŸlatmak için baÅŸ rahip olarak maiyetiyle beraber tapınaÄŸa ve sonra da arenaya gitmek onun göreviydi. Bütün Yunan devletlerinin temsilcileri de orada bulunacaktı. ÇoÄŸunun Pella’ya ilk geliÅŸiydi. Åžehir kendini hazırlıklara verdi. Ne de olsa Pella artık bir barbar ÅŸehri deÄŸildi, kendisini Yunan medeniyetinin ve kültürünün yeni merkezi olarak kanıtlamalıydı.

Festival, Philip’in yeni karısı ve yeni doÄŸan oÄŸluyla daha bir coÅŸku kazanmıştı. Philip’in yaÅŸlı içki arkadaÅŸları ve yeni karısının ailesi de gayri meÅŸru bir lekeyle kirlenmiÅŸ tahtın sonunda meÅŸru bir varisi olduÄŸunu uluorta konuÅŸuyorlardı. Ayrıca gerginliÄŸi artıran bir baÅŸka olay daha vardı.

Philip’in aynı zamanda özel koruma görevlilerinden olan eski erkek sevgililerinden biri, Philip için rakiplerinden biriyle kavga etmiÅŸti. Rakibi bir çatışmada ölmüş ve son isteÄŸi de kendisiyle yarışmaya kalkan korumanın ortalık bir yerde aÅŸağılanması olmuÅŸtu. Ölen rakibin isteÄŸi yerine getirildi; Philip’in eski aşığı bir partiye davet edilip burada elleri kolları baÄŸlandı ve kölelerle hizmetçilerin aÅŸağılaması için sokaÄŸa öylece atıldı.

Philip’e ÅŸikayet etmeye ve adalet dilemeye gittiÄŸinde, Philip bu olayı çok komik bir ÅŸaka olarak buldu ve kendisini koruyamadığı için kahkahalarla gülerek sarayından çıkarttı. Bu gibi olaylar, kumpaslar artık had safhaya gelmiÅŸti.

Maalesef tam da bu sırada Philip’in aklına harika sandığı bir fikir geldi. Görünüşü yüzünden maruz kaldığı alaylardan, tercihlerinden ve zorbaca davranıyor bulunmaktan bıkan Philip, törene Yunan usulünde katılmaya karar verdi… Yani yürürken yanında silahlı korumalarından hiçbiri bulunmayacaktı. Yunan kent devletlerinin yöneticilerinin çoÄŸu tiran olarak adlandırılmaktan korktuklarından, sokaklarda rahat rahat dolaşırlar, resmi törenlere diÄŸer vatandaÅŸlar gibi tek baÅŸlarına, korkmadan, silahsız ve korumasız katılırlardı. Çünkü sadece nefret edilen bir kral yanında koruma görevlisi bulundurma ihtiyacı hissedebilirdi.

Böylece Philip, festival sabahında en güzel kıyafetlerini giydi, geçit töreninin önünde yerini aldı, ağır aksak, topallayarak ilerledi ve halkın alkışlarına el sallayarak karşılık verdi. Elbette böyle asil bir hareketle yabancı konuklardan çok olumlu eleÅŸtiriler aldı… ve canından oldu. Arenaya giden tünelin içine girer girmez reddedilen eski aşığı birdenbire elinde bir hançerle ortaya çıktı ve Philip’in göğsüne hançeri sapladı. Philip arenaya doÄŸru sendeledi ve kendi kan gölünün içine düştü.

Åžanssız suikastçı da hemen o anda İskender’in arkadaÅŸları tarafından yakalandı ve öldürüldü. Birkaç saat sonra yeni gelin de kaderiyle karşılaÅŸtı. Philip’in eski eÅŸi Olympias onu bîr köşeye sıkıştırdı ve intihar etmenin hunharca öldürülmekten daha iyi olduÄŸunu söyleyerek genç kadının ve bebeÄŸin ortadan kaldırılmasını izledi. Günün sonuna doÄŸru artık İskender’in tahta çıkması kesinleÅŸmiÅŸti.

Kumpas olabilir mi? Dönemin tarihçileri, Büyük İskender zamanında olayları naklederlerken onun suçsuzluÄŸunu yazmışlar ama Olympias’la ilgili deÄŸerlendirmelerin ucunu açık bırakmayı yeÄŸlemiÅŸlerdir. En azından Philip, hep istediÄŸi gibi sosyal açıdan takdir toplayabilmiÅŸ ve çevresinde kendisine yardım edecek korumaları olmadan gerçek bir Yunanlı gibi ölmüştü.

Bu konuyu ekleyen :

admin - Toplam 33 yazısı bulunuyor Eski Dünya.


Yönetime bildir...

Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmek için burdadan giriş yapabilirsiniz.